Ağız ve Diş Sağlığı

Sedasyon ve Genel Anestezi

Sedasyon ve Genel Anestezi Altında Diş Tedavileri

Sedasyon ve Genel Anestezi Altında Diş Tedavileri

Çocuk diş hekimliğinin başlıca amacı, en değerlimiz; çocuklarımızın ağız ve diş sağlığını en iyi şekilde korumaktır. Mevcut problemleri gecikmeden çözmek, erken kaybedilen dişler varsa yer kaybı yaşanmadan müdahale etmek, doğabilecek yeni problemleri önlemek, sağlıklı bir diş dizilimine kavuşmamızı sağlamaktadır.

Süt dişi ve karışık dişlenme dönemi dediğimiz diş değiştirme sürecinde dişler ve çene sürekli bir değişim ve gelişim halindedir. Bu süreçte çocuklarımızdan her zaman bir yetişkin gibi koltuğa oturup çoklu seanslarla tüm işlemlerin gerçekleştirilmesine izin vermesini bekleyemeyiz. Bununla birlikte zamanla mevcut problemin ilerlemesine de seyirci kalamayız. Pedodontistin başlıca hedefi ağrı, korku ve endişeden uzak seanslardır. Fakat çocuk hastada bu korkuyu aşamadığımız durumlarda veya özel bakım gerektiren sistemik bozukluklara sahip olan hastalarımızda çeşitli sedasyon ve genel anestezi tekniklerine başvurmaktayız.

İlk Muayene

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da detaylı bir anamnez alınmalı ve çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimi değerlendirilip hastaya özel bir davranış biçimi geliştirilmelidir. Uyumlu bir iletişim kurmak adına anlat-göster-uygula, pozitif destekleme, dikkat dağıtma gibi davranış yönlendirme teknikleri kullanılır. Genellikle de çocuk hastanın ilk muayenesinde, normal şartlarda tedavinin gerçekleştirilemeyeceği anlaşılır.

Lokal anestezi altında işleme uyum sağlayamamış küçük çocuklar, zihinsel engeli olan ya da özel bakım gerektiren hastalar, lokal anesteziklere karşı alerjisi olan hastalar ya da uygulanması planlanan işlemin uzun sürmesi gereken durumlarda sedasyon veya genel anestezi tercih edilebilir. Bunlarla birlikte çok sayıda tedavi seansı gereken şehir dışından gelen hasta velilerimiz tek seferde bu yöntemin uygulanmasını tercih edebilirler. Aynı şekilde iğne fobisi, bulantı ve öğürme refleksi olan hastalarda da bu yöntem tercih edilir. Sedasyonla tedavi gören çocuklar, büyüdüklerinde diş koltuğu korku ve fobisini yenmektedir hatta normal şartlarda diş tedavilerinin uygulanmasına izin vermektedirler.

İlk muayenede hangi hastada hangi uyutma seçeneğine başvuracağımız önem taşımaktadır. Çocuğun yaşı, genel sağlık durumu, uyumsuzluk nedeni, tedavi edilmesi gereken diş sayısı bu konudaki kararımızda etkilidir.

Sedasyonu Kimler Uygular?

Sedasyon ajanları, Anestezioloji ve Reanimasyon Uzmanı tıp hekimleri (Aneztezist) tarafından uygulanır.  Dolayısıyla anestezistler, uygulama sırasında karşılaşılabilecek tüm komplikasyonları doğru yönetebilecek kişilerdir. Anestezi ekibi; anestezist, anestezi teknikeri, diş hekimi ve diş hekimi yardımcısından oluşur.

Sedasyonda Önemli Noktalar

Sedasyon için önceden bir randevu oluşturulması gerekip, çocuğun işlemden 6 saat önce katı gıda, 4 saat önce sıvı almasına izin verilmektedir.

Sedasyon işlemi mutlaka ameliyathane şartlarında yapılmalıdır. Çalışma ortamında gerekli tıbbi donanım ve ilaçlar hazır olmalıdır.

Hangi hastalara genel anestezi uygulanmalıdır?

  • Dental işlemden aşırı korkan ve çok sayıda işlem yapılması gereken hastalar,
  • Dental işlemleri tolere edemeyecek çok küçük yaştaki çocuklar,
  • Lokal anestezinin başarılı olmadığı hastalar,
  • Lokal anesteziye karşı alerjisi olan hastalar genel anestezi altında tedavi edilmelidir.

Sedasyon/Genel Anestezi Tehlikeli Midir?

Sedasyon ve genel anestezi tıpta birçok alanda sıklıkla kullanılmaktadır. Gerekli önlemlerin alındığı ortamlarda anestezi teknikleri güvenle gerçekleştirilmektedir. Tüm sedasyon uygulamalarında standart monitörizasyon uygulanmaktadır. Kandaki oksijenlenme ve kalp atım hızı sürekli kontrol altında tutulmaktadır.

Sonuç olarak; çocuk hastaların korkudan uzak, ağrısız, güvenli bir ortamda tedavi edilmesi çok önemlidir. Davranış yönlendirme tekniklerinin yetersiz olduğu durumlarda sedasyon ve genel anestezi seçeneklerine başvurulmalıdır. Doğru ve kesin endikasyonlar koyarak hasta yakınlarının gerçekten gereksinim duyduğu tedavileri öncelikli hale getirmeyi amaçlamalı; sonrasında devam eden kontrollerle de mevcut ağız sağlığını sürdürülmelidir.